BRANDDAY

Tarafsız, yorum-haber ve analiz.

Ankara Biden’a hazırlanıyor

3 dakika okuma süresi

Fotoğraf: Cumhurbaşkanlığı

Dünyanın gözü bir süredir ABD Başkanlık seçimlerindeydi. Kazanan Joe Biden ismi dünyada bir rahatlamaya sebep olurken Türkiye’de de ilginç gelişmeler yaşandı. ABD seçimlerinden hemen sonra önce TCMB Başkanı Murat Uysal görevden alındı, yerine Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı Naci Ağbal atandı. Hemen ardından Türkiye tarihinin belki de en sıradışı olayı ile karşılaştık. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak Instagram hesabından sitem dolu bir istifa metni yayınladı. Tam 27 saatlik bekleyişin ardından Külliye’den “görevden affın kabul edildi, yolun açık olsun” mesajı verilip, yerine Lütfi Elvan atandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan adeta 18 yıllık iktidarında anka kuşu misali küllerinden dirilmeye çalışıyor. Nitekim Metropoll Araştırma ilk kez AKP’nin %30’un altına düştüğünü açıkladı. Derinleşen ekonomik kriz, pandemi sürecinin şeffaf bir şekilde yürütülmemesi, içerde artan kutuplaşma, hukuk devleti konusundaki çekinceler bir reform sürecinin işaretlerini verdi.

Peki Ankara niçin bu kadar bekledi?

Türkiye’de özellikle başkanlık sistemi sonrası ciddi bir ekonomik kriz ortaya çıkmıştı. Dolar kuru jeopolitik riskler nedeniyle artmış, yabancı yatırımcı ülkeyi terk etmeye başlamıştı. Türkiye’de bir güven krizi ortaya çıkmıştı. Uzun süredir beklenen reformlar bir türlü yapılamıyor ve Türkiye artık yarı otokratik devlet olarak tanımlanıyordu. Demokrasi, insan hakları, hukuk ve ifade özgürlüğü gibi konularda Türkiye ciddi bir bunalım yaşıyor. Ülke vatan severler ve teröristler olarak ikiye bölünmüş durumda. Türkiye 2013 yılından bu yana hızlı bir destabilizasyon süreci yaşadı. Bu sürecin merkezinde de bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yer aldı.

Bugün İletişim Başkanlığı tarafından da vurgulanan Erdoğan’ın: “Bakanlıklarımız ve kurumlarımız yanında ilgili tüm kesimlerle yakın diyalog ve iş birliği halinde ülkemizde ekonomide ve hukukta yeni bir reform dönemi başlatıyoruz” sözleri kamuoyunun gündemindeydi.

Middle East Eye Türkiye muhabiri Ragıp Soylu: “Maliye Bakanı’nın görevden alınmasından bu yana Türkiye’de değişim rüzgarları” benzetmesinde bulundu.

“Adalet Bakanı Gül, yatırımcıları baltalayan bir şey olduğu için alt mahkemelerin Anayasa Mahkemesi’nin kararına karşı çıkmasını eleştirdiği konuşmasında hızlı yargılama ve daha az mahkeme öncesi hapis cezası sözü verdi” ifadesi dikkat çekiciydi.

Washington Post yazarı Aslı Aydıntaşbaş ise “Biden etkisi, Erdoğan’ın üslubundaki değişimde hissedildi – reform ve hukukun üstünlüğüne dönüş vaadi, umarım bu gerçektir“ ifadesine yer verirken, Emekli Washington Büyükelçisi Namık Tan ise “Osman Kavala’nın serbest bırakılacağını hissediyorum” dedi.

Tüm bu gelişmeler Reuters’da da haber oldu. “Türkiye’deki hak savunucuları, bu sürpriz adımın hükümete, Batı’ya hukukun üstünlüğü olduğunu göstermek için 3 yıl hapis cezasına çarptırılan sivil toplum lideri Osman Kavala’yı serbest bırakmanın bir yolunu sunup sunamayacağını soruyor, sadece aktivistlerin değil yatırımcıların da görmek istediği bir şey” yorumu yapıldı.

Ne kadar gerçekçi?

Erdoğan’ın verdiği mesajlar döviz kurunda bir düşüşle sonuçlandı. Acı reçete ifadesi sonrası %4,5’luk bir faiz artışı bekleniyor. Döviz kurunda bu kararlar düşüş getirecektir. Ancak 18 yılın ardından yapısal reformlar Türkiye’de bir normalleşme ve istikrar getiremeyeceği inancı çok yüksek. Erdoğan’ın o treni çoktan kaçırdığı ifade ediliyor. Türkiye için erken seçim en gerçekçi çözüm olacaktır. Türkiye’nin hem içerde, hem dışarda yeniden istikrarlı bir görünüme geçmesinin yolu buradan geçiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir