BRANDDAY

Tarafsız, yorum-haber ve analiz.

TÜRKİYE DIŞ POLİTİKADA DEFANSİF BİR KONUMA GEÇTİ

2 dakika okuma süresi

2021 yılında Türkiye’nin dış politikada ciddi adımlar atmasını bekliyorduk. İlk adım olarak defansif bir görüşle Haziran ayına kadar Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisi Antalya Limanı’nda kalacak ve Doğu Akdeniz’de arama yapmayacak. Bu konuda Türkiye maalesef Yunanistan, Güney Kıbrıs ve Fransa’ya taviz vermiş oluyor. Buna karşılık ne beklenti içerisindeyiz onu hala bilmiyoruz.

İkinci olarak herkesin beklentisi Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin artık KKTC olarak değil, KTC olarak tanınması konusunda Aliyev’in ilk adımı atması, daha sonra Pakistan, Malezya, Katar gibi ülkelerin arkasından gelmesine yönelikti. Ne KTC’den, ne Türkiye’den bu konuda herhangi bir atılım yok.

Doğu Akdeniz Konferansı’nın hazırlıkları Brüksel’de sürüyor. Bu konferansa katılacak Mısır, İsrail gibi birçok Türkiye karşıtı ülkeler yer alıyor. KTC’nin bu toplantıda yer almayacağı ortaya çıktı. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tüm Kıbrıs’ı temsil edecek bu da bizim için büyük bir kayıp.

Gelelim Libya’daki gelişmelere…

Hafter saldırgan politikasını sürdürüyor. Libya’nın BM tarafından tanınan hükümeti düşmek üzere… Hafter burada başarılı olursa Libya ile yaptığımı Deniz Yetki Anlaşması da suya düşer. Bu hafta Dışişleri Bakanlığı Büyükelçiler Konferansı’nı Ankara’da gerçekleştiriyor. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve diğer devlet erkanı konuşacak ama konuların uzmanlarından bir bilgi alma diye bir atılım yok. Dışişlerinin dış dünyadaki temsilcilerinin neredeyse yarısı artık meslek memuru değil, dışarıdan atanan kişiler. Bu insanlarla dış politika üretmemiz oldukça güç. Bu konuda Türkiye’nin tekrar meslek memurları geleneğine dönmesi lazım.

Türkiye hala önemli dış politika meselelerinde sesini çıkarmıyor

Uygur Türklerine karşı yapılan mezelime yönelik bir atılımımız yok. Çin’e boyun eğmiş durumdayız. Irak ve Suriye’deki Türkmenlere sahip çıkmıyoruz. Buna karşılık 5,4 milyon Suriyeli geçici sığınmacıyı ülkemizde besliyoruz. Batı Trakya’da Yunanistan’ın her geçen gün daha fazla ezdiği Türk azınlığa da sahip çıkan bir politika uygulamıyoruz. Son olarak AB sınırları içerisinde yaşayan 5,4 milyon Türk kökenli göçmen ve Avrupa’da buna ilaveten İngiltere, Norveç ve İsviçre’de yaşayan sayıları takriben 600 bin olan Türk kökenlilere de herhangi bir konuda sahip çıkma durumumuz yok.

Dış politika da sirkelenip kendimize dönmemiz lazım.   

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir