BRANDDAY

Tarafsız, yorum-haber ve analiz.

ABD’de Cumhuriyetçilere demokrasi adına tarihi bir görev düştü

4 dakika okuma süresi

ABD’de geçen hafta Trump’ın çağrısıyla Amerikan Kongresi basılarak darbe girişiminde bulunulmuş ve ABD demokrasi tarihine kara bir leke sürülmüştü. Göstericileri örgütleyen Trump bu olayım baş sorumlusu olarak gösteriliyor. Temsilciler Meclisi’nden Senato’ya gelen Başkan’ın görevden azli gerçekleşirse ABD’de ikinci kez bir Başkan görevden alınmış olacak. Ancak bu süreç 19 Ocak’ta başlayacak ve Biden dönemine kalacak. Yalnız burada bir parantez açmak istiyorum; Trump’ın görevdeyken tıpkı bir Ortadoğu ülkesi diktatörü gibi devrilmesini görmek isterdim.

Trump, geçtiğimiz hafta Beyaz Saray önünde destekçilerine yaptığı konuşmada, “Asla vazgeçmeyeceğiz, yenilgiyi asla kabul etmeyeceğiz” diyerek alenen darbe çağrısı yapmış ve bunun üzerine kalabalık, Senato ile Temsilciler Meclisi’nin ortak oturumunun başlamasından kısa bir süre sonra bina çevresindeki güvenlik bariyerlerini aşarak, Kongre binasına ulaşmıştı. Güvenlik önlemlerinin yeterli alınmaması nedeniyle (belki de bu kadar ileri gidecekleri hesaplanmamış), protestocular camları ve kapıları kırarak içeri girmişti. İçlerinde NAZİ yanlısı ırkçılarında olduğu protestocular arasında 4 kişi yaşamını yitirmiş ve Trump, destekçilerinin Kongre binasını işgal ettiği sıralarda attığı Twitter mesajında eylemlerini barışçıl bir şekilde sürdürmeleri çağrısında bulunmuştu.

Daha sonra Trump, Twitter hesabından bir dakikalık bir video yayınladı. Trump, bu videoda seçimlere usulsüzlük karıştığı yönündeki iddialarını yinelerken, destekçilerine eve dönmeleri çağrısı yaptı.

14 Aralık’ta 306 delegeyle 45. ABD Başkanı seçilen Biden’ın zaferini kutlamayıp, zafer ilan eden Trump en başından bu yana adeta ABD’nin Anayasası’na ve tüm kurumlarına, yandaşlarıyla birlikte meydan okuyarak herkesin tahmin ettiği bu olayların fitilini ateşlemişti. Herkes ABD’de böyle bir olayın bırakın yaşanması adının bile anılmasının dahi şokunu yaşarken bir Latin Amerika ülkesi görünümü çizen ABD’nin ikinci kez azil süreci başlatılan Başkanı Trump (umarım 17 Cumhuriyetçi senatör bu tarihi kararı alır) o gece seçilmiş Başkan Biden’ın kararlılığından ve Başkan Yardımcısı Pence’in destek vermemesinden etkilenmişti.

Biden, “Başkan Trump’tan şimdi ulusal televizyona çıkarak yeminini ve anayasal görevini yerine getirmesini ve bu işgale son verilmesi çağrısında bulunması istiyorum. Bu bir protesto değil, başkaldırıdır. Bütün dünya bizi izliyor” demişti.

Eski ABD Başkanları Bill Clinton, George Bush ve Barack Obama, yaptıkları yazılı açıklamalarla yaşananlara tepki gösterdi. Trump döneminde yönetimde görev yapmış bazı isimler de tepki gösterenler arasında yer aldı.
Beyaz Saray Sözcü Yardımcısı Sarah Matthews, Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Yardımcısı Matt Pottinger, Beyaz Saray Sosyal İşler Müdürü Rickie Niceta ve Melania Trump’ın Özel Kalem Müdürü Stephanie Grisham görevlerinden istifa etti.

Washington Post gazetesi, Trump’ı ABD demokrasisine yönelik bir tehdit olarak tanımladı ve görevden alınması çağrısında bulundu.
New York Times gazetesi de yaşananları “otoriter ülkelerde yaşanan darbe ve ayaklanma görüntülerini anımsatan olağanüstü sahneler” olarak tanımladı.
Wall Street Journal gazetesinde yayımlanan analizde, yakın dönemde “iki başkanlığı, iki partiyi ve bir ülkeyi bu kadar derinden yaralayan bir 24 saatin hiç yaşanmamış olduğu” yorumu yapıldı.

Kaynak: Evrensel

Şimdi Cumhuriyetçilerde dünyaya demokrasi adına çok güçlü bir tarihi mesaj verme şansı var. Popülist siyasete, otoriter yönetimlere verilecek bu güçlü mesajla birlikte Amerikan halkının demokrasiye olan inancı ve güveni de tazelenmiş olacak.

Hatta Trump, ABD Anayasası’na karşı işlediği bu suçtan yargılanmalı ve turuncu üniformayı giymelidir. Biden Yönetimi ülkede adeta NAZİ görünümü çizen Trumpistlere de bu işlenen suçun bedelini hukuk önünde sormaldır. Aksi halde Trumpizmin esaretinden ABD çıkamayacaktır. Tehlike çanları ABD için çalmaya devam ederken Cumhuriyetçiler en azından 17 Senatörle Trump’ın azlini desteklerse parti gelecek yıllarda demokrasi adına itibarını korumuş olacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir