BRANDDAY

Tarafsız, yorum-haber ve analiz.

BİLMEMEK DEĞİL ÖĞRENMEMEK AYIP…

3 dakika okuma süresi

Değerli okuyucular,

Bu haftaki konumuz geçen haftaki yazımızda değindiğimiz bir bilgi eksikliğinin devamı ve tamamlanması.

Fakat önce son zamanlardaki yazılarımızda devamlı olarak değindiğimiz İstanbul’un su durumu hakkında bilgi vereceğiz. 25 Ocak 2021 saat 09.45 itibariyle İstanbul barajlarının doluluk oranı % 32.78 olup 284,76 M3 su mevcuttur. Kısaca yaklaşık 100 günlük suyumuz mevcuttur. 15 Mayıs 2021 gününe kadar suyumuz mevcut diyebiliriz.

Bu konuya gelecek haftaki yazımızda ayrıntılı olarak değineceğiz.

İkinci olarak da geçen haftaki yazımıza kısa bir düzeltme: Sayın Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu’nun, NTV haberlerinde “yağmur bombası” konusundaki talihsiz beyanının tarihi 13 Ocak 2021 günü değil 8 Ocak 2021 günü saat 20.26-20.31 arasında.

 Şimdi asıl konumuza gelebiliriz. Ve diyelim ki: Bilmemek değil öğrenmemek ayıp, fakat asıl büyük ayıp yanlış bilgi vermek.

Dostum Yalçın Bayer, 29 Aralık 2020 tarihli Hürriyet’de çıkan köşe yazısında Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu’dan alıntı yaparak, deniz suyundan tatlı su temini (desalination) konusunda şöyle yazıyordu, “Kullanım suyu olarak da maliyet çok yüksektir. Siz günde (İstanbul için) 3 milyon metreküp su arıtamazsınız.” Bu alıntıya bir düzeltme yazısı göndererek, Sayın Kadıoğlu tarafından yapılan tesbitin doğru olmadığını belirttim ve konuyla ilgili bilgi verdim. Ancak Dostum Bayer’in düşünceleri son zamanda herhalde “mutayon”a uğradığından, “Prof. Mikdat Kadıoğlu ile polemiğe girmek istemediği”ni belirterek köşesinde bu düzeltmeye yer vermedi; okuyucularının yanlış bilgi ile donanmasına âlet oldu.

Yalçın Bayer’e gönderdiğim düzeltmeyi okuyucularımızın bilgisine sunuyorum.

Önce şunu söyleyeyim: En pahalı su olmayan sudur.

Deniz suyundan tatlı su temin eden tesislere gelince:

2011 yılında Suudi Arabistan’da deniz suyundan “desalination” (deniz suyunun tuzunu alarak tatlı su haline getirmek) yöntemi ile sağlanan içme veya kullanma suyu miktarı günde 3,3 milyon metreküptür.

2014 yılında “Reverse Osmosis” yöntemi kullanarak Ras Al Khair’de kurulan tesisin kapasitesi 1,3 milyon metreküptür.

Birleşik Arap Emirlikleri’nde Taweelah tesisinin kapasitesi 909,200 M3/gündür

Suıudi Arabistan’da Shuaiba tesisinin kapasitesi 880.000 M3/gündür

Özetlersek İstanbul’da da Karadeniz kıyısında iki veya üç tesis yapılarak deniz suyundan tatlı su elde edilebilir.

Tesisin kurulma maliyeti:

Çeşitli “desalination” metotları ile kurulacak tesisden elde edilecek her M3 su için maliyet de 0.034 – 0.000825 USD olarak değişmektedir. Yani 3 milyon M3/gün kapasiteli bir tesisin kuruluş maliyeti 102.000.000 USD ile 2.475.000 USD arasında değişmektedir.

Kurulan tesisden elde edilecek tatlı suyun M3 maliyeti ise 2012 yılında 0,81/M3 idi.

2021 yılında tüm bu maliyet rakamlarının daha aşağıda olacağını düşünebiliriz. Yine de elimizde mevcut maliyetler dahi deniz suyunun arıtılması (desalination) ile elde edilen suyun maliyetinin “olmayan” sudan veya “kilometrelerce uzaktan taşınan” sudan daha hesaplı olduğunu düşünebiliriz. Ayrıca da bu kaynak tükenmeyen bir kaynaktır.

Ek bilgi verirsek: İstanbul için yapılacak tesis, tuz oranı % 1,8 olan Karadeniz suyunu arıtacağına göre, yukarıda saydığımız tesislerin arıttığı deniz suyundan çok daha ucuza tatlı su sağlanacaktır. Akdeniz’in tuz oranı % 3,8; Kızıldeniz’in tuz oranı % 4,1’dir.

Tekrarlayalım: Her ne sebeple olursa olsun yanlış bilgi vermek en büyük ayıptır.

Sağlıcakla kalın sevgili okuyucular…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir