BRANDDAY

Tarafsız, yorum-haber ve analiz.

Mesut Özil: Bir başkaldırış hikayesi

2 dakika okuma süresi

Avrupa medeniyetinde bilindiği üzere sömürge sistemi üzerine kurulduğu için sürekli bir alt tabaka mevcuttur. Yunan ve Roma devlet düzeninde de kölelik vardı ve demokrasi sadece belli bir zümre için geçerliydi. Fransız ihtilali ve Magna Carta sözleşmeleri dahi saman alevi gibi bu düşünce tarzını değiştirememiştir. Özellikle yeni nüfus hareketliliği ve Avrupa ekonomisinin yerini uzakdoğuya kaptırması dolayısıyla Avrupa’da artan ırkçılık zirveye doğru ivme kazandı.

Mesut Özil olayını sadece bir futbolcu transferi olarak görürsek yanılırız. Özellikle Çin’in Uygur Türklerine yaptığı akıl almaz baskıya verdiği tepki onun İngiltere’de dışlanmasına sebep oldu. Daha önce Alman Milli Takımı’nın aldığı başarısız sonuçlardan sorumlu tutuldu. Daha sonra Erdoğan ile yaptığı görüşme ise Almanya’nın gerçek yüzünü gösterdi. Şu çok açık ki, Almanya, Türkleri Müslüman kimliklerinden ve tarihlerinden ötürü eski Yahudiler gibi görüyor. Çok başarılı Alman kökenli Türkler olsa bile yüz tane iyi şey yapıp bir tane kötü şey yaptıktan sonra dışlanabiliyor.

Almanya bu kör kuyudan çıkmalı.Artık orta ölçekli bir güce dönüşen Türkiye ile ortak çıkarlar üzerinde anlaşan bir Almanya görmek istiyoruz. Merkel yerine gelen Armin Laschet Türkiye yanlısı biri ve umut vaat ediyor. Mesut Özil futbolculuğunun yanında dik duruşu ile örnek biri. Fenerbahçe’de FETÖ’ye dik durup bedel ödeyen(halâ) bir spor kulübü. O yüzden doğru adreste. Sevgili Nazım Hikmet’in şu sözü ne güzel.
“ Sen Yanmazsan, Ben Yanmazsam nasıl çıkarız Aydınlığa” Hiçbir güzel şey bedelsiz olmaz.Topunuz gelin diyerek yola devam ediliyor. Aydınlık yakın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir