BRANDDAY

Tarafsız, yorum-haber ve analiz.

BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ PROTESTOLARININ BOYUTLARI HER GEÇEN GÜN BÜYÜYOR

2 dakika okuma süresi

Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin ve akademisyenlerinin kabul etmediği Melih Bulu’nun Rektör olarak atanması, ilk önce üniversite öğrencilerini ayağa kaldırdı, daha sonra öğretim üyeleri bu kararı protesto ettiler. Öğrenciler haklı taleplerini protestolarla dile getirirken, her eylemden sonra öğrenciler ilk önce gözaltına alındı, daha sonra suç işlemedikleri için serbest bırakıldılar. 

DÜNYANIN GÜNDEMİNE GİRDİK

Türkiye’de televizyon kanallarında, sosyal medyada, siyasette bu konu konuşulurken, Avrupa’da bu gelişmeler karşısında Türkiye’deki protestolar, kamuoyunda dile getiriliyor. Artık küresel dünyada, her ülke kendi olaylarını kendi değerlendirirken, diğer kuruluşlarından gelen protestolara da göz açmak durumunda. Bizim “kendi içişlerimize kimseyi karıştırmayız” deme hakkımız artık yok.

DÜNYADAKİ OLUMSUZ İMAJIMIZI DAHA DA KÖTÜLEŞTİRMEK İÇİN ÖZEL BİR ÇABA SARF EDİYORUZ

Önce AB’den, AB Parlamentosundan Boğaziçi konusunda protestolar geldi, daha sonra bu protestolar ABD’den ve BM İnsan Hakları Komisyonundan da devam etti. Türkiye aniden yine dünya gündemine oturdu. Bir yandan Osman Kavala, diğer taraftan Selahattin Demirtaş derken şimdi, Türkiye’de LGBT karşıtı eylemler ve diğer gelişmeler, Türkiye’nin imajına büyük darbe vuruyor.

 REKTÖRÜN İSTİFASI GERİLİMİ YATIŞTIRACAKTIR

Türkiye demokratik bir ülke olmakla yükümlüdür. İnsanların haklarını savunmalıdır, Anayasa Mahkemesinin kararları uygulanmalıdır. Böyle bir Türkiye, AB’ye giden yolunda güçlük çekmemelidir. Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, dünyanın en iyi 200 üniversitesi arasına giren bir üniversitenin öğrencileridir. Bu açıdan kendilerine haksızlık yapılmasını istememektedirler. En akıllıca gelişme rektörün istifa ederek, çekilmesi olabilir. Böylece Türkiye, dünyadaki imaj kaybından kurtulmuş olur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir