BRANDDAY

Tarafsız, yorum-haber ve analiz.

Türkiye’de en zor iş: TÜRK OLMAK

3 dakika okuma süresi

Pandemi salgını dünyada ve Türkiye’de tüm pradigmaları alt üst etti. Alışkanlıklıklarımız, kurallarımız, doğru bildiğimiz değerler yaşam sürecimiz tamamen alt üst oldu.

Aklı başında, demokrasisi yerine oturmuş devletler bile ilk etapta bocaladılar, kaoslara neden oldular. Kendileri akıllı olmasa bile, seçtikleri yöneticilerin de akıllı olduğu milletler pandemi belasından yavaş yavaş kurtuluyor, düzlüğe çıkmaya başlıyorlar.

Bizim gibi, halkı bireysel olarak cin gibi akıllı, ancak yönetici tercihlerinde berbat seçimler yapan 3.Dünya ülkeleri ise pandemi sürecinde tamamen çuvalladılar, halklarına doğru dürüst aşı, tedavi, mali destek veya düzgün-adaletli bir yönetim sunamıyorlar. Önceden düşünülmemiş saatlik kararlar, yasaklar, ceza uygulamaları , kanuna-anayasaya aykırı kararlar alıyorlar, bu kararları uygulamada millete işkence ediyorlar.

Türkiye ise bu konuda tam ibretlik uygulamalar sergiliyor. Yönetim ilk önce kendi aldığı kararlara – pandemi yasaklarına kendisi uymuyor, halka yasaklara uymuyorsun diye, binbir türlü cezalar kesiyor, Her sabah hatta her saat yeni bir genelge ile memleketi yönetmeye çalışıyor. Bir de buna pandemi önlemleri ile ilgisi olmayan siyasal islamcı “İçki yasağı” gibi hilkat garibesi yasaklar eklenince, halk için ortalık tam bir kaos ortamına dönüşüyor.

Turistlere her şey serbest denildi. Ancak eğer siz yurt dışından gelmiş, çifte vatandaşlık taşıyan bir turist iseniz, turistlere tanınan bu haklardan yararlanma şansınız yok. Diyelim Alman vatandaşısınız, alman pasaportunuz var ama aynı zamanda Türk vatandaşısınız veya mavi kartınız (TC Vatandaşlık hakları sahibiyet belgesi) var. Ceza yemekten kurtulamıyorsunuz, zira Alman olsanız da devletin gözünde bir şekilde TÜRK’sünüz, “Tüm cezalar Türklere” anlayışı çerçevesinde cezalandırılacaksınız. Yani Alman ile aynı otelin müsteri bile olsanız, Alman denize girer, siz kendi ülkenizin denizine giremezsiniz.

Hilkat garibesi uygulamalardan birisi ise işverenlerin çalışanlarına izin belgesi alamaması. İnternet üzerinden alın diyorlar. Sistem tamamen kitlenmiş durumda. 7 Mayıs sonrası açılacak rivayeti var. Ama bu kadar işsizin olduğu ülkede yeni sigortalı olarak işe aldığınız çalışanınıza da izin yok, dahiyane sistem yeni işçileri kabul etmiyor, izin belgesi vermiyor. Tarımda çalışan köylünün işi daha perişan, zira köy muhtarından aldığınız ve tarım müdürlüğüne onaylattığınız izin belgesi sadece sabah 05.00 ila saat 11.00 arası geçerli. Köylü akşam vakti tarlasına su verecek, ürününü akşam vakti toplayıp sabah hale getirecek, ineğini davarını sağacak, sürü geri gelecek dikkate alan yok, “yassah vatandaş, aslanlar gibi keserim 3150 TL cezayı” diyor necip devletimiz.

Ürün toplanamayınca marketler de domates olmuş 12 TL, millet kan ağlıyor, necip devletimiz “enflasyon filan yok, bunu söyleyen vatan hainleri” deyip duruyor.
Türkiye’de hiç bir dönemde halk ile devletin birbirinden bu denli uzaklaştığı bir zaman yaşanmamıştı..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir