BRANDDAY

Tarafsız, yorum-haber ve analiz.

Antalya Diplomasi Formu neden anlamsız?

3 dakika okuma süresi

Fotoğraf: AA

Türkiye özellikle son 10 yıldır dış ilişkilerde bir savrulmuşluk yaşamaktadır. Bu savrulmuşluğun nedenlerini eski Türk diplomatlar, diplomasi gazetecileri ve think-tank kuruluşları açıklarken ortak kesişme noktaları “iç politikayla, dış politikanın birbirine karışması”, “Erdoğan’ın iktidarının sürdürmesinin öneminin Türkiye’nin çıkarlarının önüne geçmesi”, “Dışişleri Bakanlığına liyakatsiz kişilerin alınmasıyla” özetleniyor.

İç politikada sıkışan hükümetlerin dışarda bir kriz yaratması son yıllarda popülist iktidarların yükselişiyle artarken, Türkiye buna istisna taşımadığı gibi daha önce eşi benzeri görülmemiş bir şekilde dış politikayı bir iç politika malzemesine dönüştürmüş durumda. Bunların sonuçlarını ise Türkiye dünyada giderek yalnızlaşarak, ekonomi başta olmak üzere çeşitli alanlarda sıkışarak çok ağır bir şekilde ödüyor.

“Şahsım diplomasisi” devam ediyor

Türkiye’nin dış ilişkilerinin bu kadar kötü yönetildiği bir dönemde Antalya Diplomasi Formu ise sadece kamu kaynaklarının israfından öteye gitmiyor. Diplomasi üzerine Antalya’da uluslararası bir forum düzenlenirken Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Azerbaycan’dan diplomasi üzerine şu demeci veriyor: ” İnşallah bundan sonra Yunanistan’la devletler, kurum ve kuruluşlar araya girmek suretiyle değil, daha çok benim özel temsilcim İbrahim Bey ile kendi özel temsilcisi Eleni Hanım haberleşerek bir araya gelerek adımları da ona göre atmış olacağız” diyor. Uluslararası ilişkileri “kişisel ilişkilerle” yürütmek isteyen ve muhalefette “şahsım diplomasisi” olarak adlandırılan bu durum nedeniyle Antalya Diplomasi Formu ayakları havada kalıyor. Bu yüzden kamu kaynakları israf ediliyor.

Gelen katılımcılardan Türkiye’nin lehine bir sonuç çıkmaz

Bakın abartarak söylemiyorum. Burada sadece Türk dış politikasının kurumsal yapısının çöküşünden kaynaklı bu forum anlamsızlaşmıyor… Gelen katılımcılara bakarsak bile bu savrulmuşluğu görmek mümkün. Orta Asya ve Afrika ülkelerinin temsilcileri, eski dışişleri bakanları ve büyükelçiler… Aynı zamanda AKP’ye yakın kurum ve kuruluşların temsilcileri… Türkiye açısından bu forumda katılımcılar arasında AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, İran Dışişleri Bakanı Javad Zarif gibi bir kaç isim dışında Türkiye’nin dış ilişkilerinde bir diyalog zemini kurabileceği partner ülkesi ya da uluslararası bir örgüt yok… Bu nedenle bu toplantılar kamu kaynaklarının israfından öteye geçmiyor.

Sadece bu forumla sınırlandırılacak bir durum değil bu. EURO 2020’ye katılan A Milli Takım’ın kafilesinden tutun, Libya, KKTC, Azerbaycan gibi ülkelere yapılan ziyaretler oldukça kalabalık gerçekleşiyor ve bu ziyaretlerin hepsi vatandaşların ödediği vergilerden harcanıyor. Bu kadar lüks, şatafat ekonomik krizin olduğu bir ülkede kimsenin hakkı, hukuku değildir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir