BRANDDAY

Tarafsız, yorum-haber ve analiz.

Kıbrıs’ta dağ fare doğurdu

3 dakika okuma süresi

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 20 Temmuz günü Kıbrıs Barış Harekatı’nın 47. yıl dönümü nedeniyle Kıbrıs’a gidecek olması, Avrupa kamuoyunda çok büyük tepki almıştı. Herkes Türkiye’nin ne yapacağını merak etmeye başladı. Biz de Türkiye’de, Kıbrıs konusunda hükümetin ne yapacağını beklerken, müjdenin külliye, yeni parlamento binası ve millet bahçesi olduğunu öğrendik.

Müjde hayal kırıklığı yarattı

“204 bin nüfusu olan KKTC’de yeni parlamento binasına ihtiyaç var mı? Rauf Denktaş’ın uzun yıllar devleti yönettiği Kıbrıs Cumhurbaşkanlığı Binası’nın yerine yeni bir saray niçin yapılıyor?” sorularını sorduk. Avrupalılar rahatladılar. Türkiye’den Kıbrıs konusunda herhangi bir ciddi atak olmayacağını anladılar. Büyük bir kahramanlık olarak gösterilen Azerbaycan Parlamentosu’ndan gelen Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı milletvekilinin ve yanındakilerin pek önemli bir olay olmadığını hepimiz biliyoruz. İşin ilginç tarafı hepimizin beklediği Azerbaycan’ın Kıbrıs Türk Cumhuriyeti devletini tanıması, bunun dışında Pakistan, Katar ve Malezya’dan heyetlerin de gelmesine yönelikti. Hiçbiri olmadı. Maraş’ın açılması konusu uzun zamandır tartışılıyor, fakat açılan bölüm çok azdı. Açıldığı takdirde Kıbrıslı Rumların büyük bir çoğunluğu kendi binalarını inşa etmek için oraya geleceği biliniyor. Getirilecek bir şart, bu inşatların yalnız Türk firmaların yapabilecek olmasıydı. Niye bu kadar büyük bir beklenti, niye böyle bir sonuç!

Umutlarımızı yitirmeyelim

Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınmasına yönelik İngiltere’den olumlu sinyaller geliyor. Merkel’in ülkesi bu konuda “neden olmasın?” tartışmasına geçmiş bulunuyor. Doğu Avrupa’da ve Balkanlarda bunun birçok destekleyicisi olabilir. Bulgaristan, Kuzey Makedonya bu konuda adımlar atabilirdi. Bu konuda çekingen davranıyoruz. Bu çekingenliği üzerimizden atmamız lazım. Yoksa Yunanlılar bunun Türkiye tarafından bir blöf olduğundan hareket edecekler. Kıbrıs Türk Cumhuriyeti artık tanınmalı. Rusya ve Çin’den hiç ses çıkmıyor. Biz Çin konusunda Doğu Türkistanlıları hiç ağzımıza almazken, Çin de hiç olmazsa Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bir temsilcilik açabilir ve aynı gelişme Rusya’dan da beklenebilir. Rusya kendi ülkesinde bilindiği gibi PKK’nın temsilcilik açmasına izin vermişti. Şimdi ters bir jest yapabilir. Suriye ile olan görüşmelerimizde Kıbrıs konusu dile getirilmeli. Mısır’la ilişkilerimiz yavaş yavaş normale dönerken en önemli olay İslam İşbirliği Örgütünde Kıbrıs’ın statüsü görüşülmeli ve en azından İslam İşbirliği Örgütü Kıbrıs’ta bir temsilcilik açmalıdır.      

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir