BRANDDAY

Tarafsız, yorum-haber ve analiz.

Türkiye’de Suriyeli geçici sığınmacılara yönelik iddialar: Ne kadar kamu kaynağı harcadı?

9 dakika okuma süresi

Suriye’deki iç savaşın 10. yılını geride bıraktık. Birçok farklı kaynak bulunmakla birlikte 10 yılın sonunda 387 bin kişi yaşamını kaybederken 5,6 milyon kişi ülkelerini terk etti[1]. Şüphesiz Türkiye Suriye İç Savaşı’ndan en olumsuz etkilenen ülkelerden biri olmuştur. Suriye’deki savaş nedeniyle biten ticaret, ulusal güvenlik ve Suriye’den gelen kontrolsüz göç gibi sorunlar uzun süredir ülkemizde tartışılan ana başlıklardan olmuştur. Ancak belki de 2018 yılında başlayan ve pandemi süreciyle etkisini arttıran ekonomik kriz nedeniyle bir süredir tartışmaların merkezinde ülkemizde yaşayan ve açık kaynaklara göre sayıları Mayıs 2021 itibariyle 3 milyon 672 bin 646[2] kişi olan Suriyeli geçici sığınmacılar en fazla tartışılan konu olmuştur. Bu tartışmaları iki yönde ele almakta yarar var. İlk olarak Suriyeli sığınmacıların sayısı, ikinci olarak da Suriyeli sığınmacılar için harcanan kamu kaynakları ne kadar olduğuna yönelik. Bu iki konuda da hükümetle kamuoyu arasında bir güvensizlik bulunmaktadır.

Peki bu karşılıklı güvensizlikler nereden kaynaklanıyor?

Bu güvensizliğin birçok boyutu var. Medyadaki dezenformasyon, kamu kurum ve kuruluşların bilgi paylaşımı konusunda şeffaf olmamaları, siyasilerin sığınmacılar üzerinden bir siyasi dil, retorik ve propaganda oluşturmaları bunun nedenleri arasında gösterilebilir. Suriyeli sığınmacılara yönelik hükümetin harcadığını iddia ettiği miktar ise yıllara göre değişkenlik göstermekle birlikte bu iddiaların kaynaklarını ve doğruluğunu inceleyelim.

Tartışmalar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2019 yılının sonuna doğru katıldığı bir konferansta “Biz mültecilere 40 milyar doları aşan destek verdik”[1] sözleriyle kamuoyunun gündemine yeniden gelirken, 2020 yılının başında “Türkiye evelallah bir 40 daha harcar.” demesiyle daha da sertleşti.

Fotoğraf: AA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise 4 Mart 2020 tarihinde Meclis’te partisinin grup toplantısında şunları söylemişti:“Hemen şurada mültecilerin akınında AB kalkıyor 350 + 350 milyon avro olmak üzere para yardımı, işte bunun yanında bot silah asker göndermeye hazırız diyor. Peki 10 yıldır 4 milyon mülteciyi topraklarında barındıran Türkiye’ye böyle bir destek verdiniz mi? Bunun kararını alabiliyorsunuz. Bugün bendeler, geliyorlar. Konuşacağız. Vermiyorlar, vermediler. Çünkü ikircikli davranıyorlar. Bunların tek yüzü yok, maalesef birkaç yüzü var. dürüst davranın ya. Verecekseniz verirsiniz, vermeyecekseniz vermezsiniz. Ama bizi aldatmaya kalkmayın. 40 milyar doları bu işte harcayan Türkiye evelallah bir 40 daha harcar.”[1]

Konuya ilişkin CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun soru önergesini yanıtlayan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, mültecilere yardım konusunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan farklı açıklama yaptı.

“Ülkemizde bulunan yabancılara yönelik Sosyal Uyum Yardımı (SUY) ve Yabancılara Yönelik Şartlı Eğitim Yardımı (YŞEY) programları yürütülmektedir. Bu sosyal yardım programları Avrupa Birliği tarafından finanse edilmektedir. Programların uygulayıcıları ise Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Dünya Gıda Programı (WFP), Türk Kızılay ve Bakanlığımızdır. Söz konusu yardımlar uygulanırken kendi vatandaşlarımıza ayırdığımız mali kaynakların kullanımı söz konusu değildir. SUY kapsamında geçici barınma merkezleri dışında ikamet eden, muhtaçlık, hanede sosyal güvence olmaması şartlarını sağlayan ve demografik kriterlerden en az birine uyan yabancılara kişi başı aylık 120 lira yardım yapılmaktadır.”[2]

Avrupa Birliği Suriyeli sığınmacılar için Türkiye’ye ne kadar destek sağladı?

Fotoğraf: Euronews

AB Türkiye Delegasyonu’nun verilerine göre 2011’den bu yana Türkiye’deki mültecilere 6.8 milyar € AB desteği sağlandı.[3] Buna ek olarak 2016 yılında Türkiye ile AB arasında yapılan mutabakat çerçevesinde 3+3 milyar € AB tarafından Türkiye’ye ödenmesi taahhüt edilmiştir.

“AB, Türkiye ile yakın işbirliği içerisinde, Türkiye için Sığınmacı Mali İmkânı kapsamında başlangıç olarak tahsis edilen 3 milyar avronun ödenmesini hızlandıracak ve Mart ayı sonundan önce, Türkiye’nin sağlayacağı hızlı bildirimler ile tespit edilecek geçici koruma altındaki kişilere yönelik daha çok sayıda projenin finansmanını sağlayacaktır. Başta sağlık, eğitim, altyapı, gıda ve diğer yaşam giderleri gibi Sığınmacı Mali İmkânından hızlı bir şekilde finanse edilebilecek alanlarda olmak üzere, sığınmacılara yönelik somut projelere ilişkin bir ilk liste müşterek olarak bir hafta içerisinde oluşturulacaktır. Bu kaynaklar tamamıyla kullanılması aşamasına yaklaşıldığında ve yukarıdaki yükümlülükler karşılandığında, AB, Sığınmacı Mali İmkânı çerçevesinde 2018 ‘in sonuna kadar 3 milyar avroluk ilave bir fonu devreye sokacaktır.”[4]

AB Komisyonu’na göre, Türkiye’ye şu ana kadar 4,1 milyar euro ödendi, geri kalan 2 milyar euro ise mültecileri destekleme projelerine verildi. Bu planla, 2022 ve 2023’e kadar göçmenlerin temel sağlık ve eğitim ihtiyaçlarının karşılanması hedefleniyordu. 2020 yılında İlave 535 milyon euro daha Türkiye için AB bütçesinden tahsis edildi.[5]

Türkiye dünyada insani yardım konusunda ne kadar harcama yaptı?

Fotoğraf: TİKA

Suriyeli sığınmacılar için ülkemizde kamu kaynaklarından harcama yapıldığı iddialarının asılsız olduğunu inceledikten sonra Türkiye’nin insani yardım amaçlı dünyanın değişik ülkelerine yaptığı yardımı inceleyelim.   

Dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke olan Türkiye[6], 2017 yılında dünyada milli gelirine oranla en fazla insani yardım yapan ülke olmuştur. Küresel İnsani Yardım programının 2018 raporuna göre, Türkiye 2017 yılında yaklaşık 8,1 milyar dolarlık insani kalkınma yardımı yaparak ilk sırada yer aldı. Yaklaşık 6,7 milyar dolarlık insani kalkınma yardımı ile ABD ikinci sırada ve yaklaşık 3 milyar dolarlık insanı kalkınma yardımı ile Almanya ise üçüncü sırada yer aldı.[7] Türkiye TİKA verilerine göre 2002-2017 yılları arasında toplam 35 milyar dolar insani yardımda bulunmuştur. [8]

Sosyal medyada Suriyeli sığınmacılara yönelik bazı iddialar

Fotoğraf: Teyit.org

Sosyal medya dezenformasyonu kitleleri mobilize etmek için oldukça etkili bir yöntem. Türkiye’de dezenformasyona karşı Facebook ve Google’la ortak çalışan IFC üyesi doğrulama platformlarından olan Teyit.org ve Doğruluk Payı gibi kurumları etken bir şekilde çalışmaktadır. Her iki kurumunda sosyal medyada Suriyelilere yönelik iddiaları da araştırmaktadır. Açık kaynaklardan doğrulayabildikleri iddialardan birine örnek vermek gerekirse; “Suriyeliler maaşlarını almak için PTT önünde kuyruğa giriyor iddiası” ile başlayabiliriz.

Teyit.org’un incelediği bu iddiada “Türkiye’de yaşayan Suriyelilerin devletten maaş aldığı, bu yüzden PTT şubeleri önünde kuyruğa girdiklerini” araştırmış.

“Facebook’ta da paylaşılan bir video ile Suriyelilerin PTT’den 1500 TL maaş almak için kuyruğa girdiği belirtildi. Video 7 binden fazla paylaşım, 240 bine yakın görüntüleme aldı. Yapılan araştırmada İddiaların aksine Suriyelilerin yoğun yaşadığı illerde PTT önünde oluşan kuyrukların sebebi Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) tarafından ihtiyacı olan göçmenlere sağlanan kış yardımı. BM’nin resmi web sitesinde bu yardım için 50 bin 948 PTT kartı dağıtıldığı ve 254 bin 740 kişiye ulaşıldığı açıklandı. BMMYK Resmi Facebook sayfasından ise konu ile ilgili paylaşılan haberlerde, PTT kartlara tek seferlik 600 ila 900 TL arasında değişen miktarlarda kış yardımı yatırıldığı belirtildi.[9]

Neden sosyal medyada buna benzer iddialar çok sık ortaya atılıyor?

Fotoğraf: Doğruluk Payı

Sadece Teyit.org’un Suriyelilere yönelik sosyal medyada oluşturulan içerikleri araştırdığı 34 iddia bulunmaktadır. [10] Peki neden bu kadar çok yanlış bilgi oluşturuluyor?

Doç. Dr. Murat Erdoğan, Türkiye’de Yaşayan Suriyeli Mültecilere Yönelik Medya Algısı” [11]araştırmasında bu nedenlerin izini sürmektedir.

“Göç alan ülkelerde mülteci ve göçmenlere yönelik ayrımcılık ve nefret söylemleri uzun vadede yerli halk ile mülteciler arasında çatışmaların doğmasına neden olabilmektedir. Bu tür söylemlerin topluma kolayca nüfuz etmesinin temel mecrası ise medyadır. Pek çok bilinmezlik ve şehir efsaneleri ile sarılmış olan mülteciler konusunda sıradan vatandaşın ortaya koyacağı tavır ve beklentilerde medyanın oynadığı önemli rol herkes tarafından kabul edilen bir gerçekliktir. Bu nedenle de bu zamana kadar geçen sürede medyada eksik veya yanlış bilgilerle ya da manipülasyona açık haberlerle yer almalarındansa belirli dönemler dışında yer almamaları toplumsal kabul ve uyum konusunda çok büyük sorunlar yaşanmasının önüne geçmiştir. Ancak Suriyeli mülteciler uzun zamandır Türkiye’nin birçok iline ve bölgesine yayılmış ve kendilerine hayat kurmuşlardır. Geçici kimlikleriyle sınırlı da olsa belirli haklara ve hizmetlere erişerek çalışmakta, okumakta ve gündelik hayatlarına devam etmektedirler. Medya bu noktada Suriyelilerin Türkiye’de kurdukları gündelik hayatlarına, yaşadıkları sorunlara neredeyse hiç yer vermemektedir. Toplumsal uyumun güçlenmesi için medya artık Suriyelileri sorun kaynağı olarak göstermekten vazgeçmeli onlara da söz hakkı vererek, sorunlarını anlatarak haber yapmalıdır.”

Kullanılan ifadeler toplumda yanlış, kalıcı algılar bırakıyor

UNHCR Türkiye

UNHCR Türkiye sözcüsü Selin Ünal, haber yaparken, içerik, dil ve görsellerin yanında kullanılan terminolojinin de önemini vurguluyor. Ünal, ‘mülteci’ ve ‘göçmen’ terimlerinin medyada ve kamu söyleminde birbirinin yerine geçebilir şekilde kullanıldığını belirtirken, mültecilere sığınma imkanı verilmediği zamanlarda, kişinin ülkesinde bulunan risklerden dolayı, bunun ölümcül sonuçlar getirebileceğini açıklıyor. Göçmenleri ise genellikle bu tarz ölümcül risklerin beklemediğini açıklayan Ünal’a göre bu sebeple, medyada iki kavramın birbiriyle karıştırılmamasına özen gösterilmeli.

Teyit.org’dan Gülin Çavuş’a göre, Suriyelilere yönelik nefret söylemine neden olan iki önemli nokta var: Suriyelilere yönelik devlet yardımı konusunda yayılan iddiaların ayrımcı bir dil kullanılarak yapılması ve Suriyelileri daha kriminalize eden, yani daha çok suç işlediğine yönelik iddiaların yayıldığı yanlış haberler. Çavuş’a göre bu durum, ayrımcılığı pekiştiren bir dilin oluşmasına sebep oluyor.


[1] https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/bakan-selcuk-multecilere-40-milyar-dolar-harcadik-diyen-erdogani-yalanladi-1757137

[2] https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/bakan-selcuk-multecilere-40-milyar-dolar-harcadik-diyen-erdogani-yalanladi-1757137

[3] https://www.avrupa.info.tr/sites/default/files/2021-03/factsheet_eu_support_turkey_TR.pdf

[4] https://www.ab.gov.tr/files/AB_Iliskileri/18_mart_2016_turkiye_ab_zirvesi_bildirisi_.pdf

[5] https://tr.euronews.com/2021/03/18/turkiye-ab-s-g-nmac-mutabakat-n-n-5-y-l-donumu-taraflar-n-beklentileri-kars-lanabildi-mi

[6] https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/bm-multecilere-ev-sahipligi-yapan-5-ulkeyi-acikladi-1801982

[7] https://www.dogrulukpayi.com/iddia-kontrolu/recep-tayyip-erdogan/dunyada-en-cok-multeciye-ev-sahipligi-yapan-ulke-turkiye-milli-gelire-oranla-dunyada-en-fazla-insani-kalkinma-yardimi-yapan-ulke-biz-olduk

[8]https://www.tika.gov.tr/upload/2018/2017%20Kalk%C4%B1nma%20Yard%C4%B1mlar%C4%B1%20Raporu/Kalkinma2017Web.pdf

[9] https://teyit.org/suriyeliler-maaslarini-almak-icin-ptt-onunde-kuyruga-giriyor-iddiasi

[10] https://teyit.org/turkiyede-yasayan-suriyelilerle-ilgili-internette-yayilan-22-yanlis-bilgi

[11] https://mmuraterdogan.files.wordpress.com/2016/06/oad_c2lgwsk.pdf


[1] https://www.ensonhaber.com/ic-haber/erdogan-ombudsmanlik-konferansinda-konusuyor


[1] https://www.google.com/amp/s/tr.euronews.com/amp/2021/03/08/suriye-de-10-y-ll-k-ic-savas-n-ag-r-bilanco-387-bin-olu-5-6-milyon-kisi-yurt-d-s-na-kact

[2] https://multeciler.org.tr/turkiyedeki-suriyeli-sayisi/)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir