BRANDDAY

Tarafsız, yorum-haber ve analiz.

Kültür ekonomisinin Türkiye’de önemi her geçen gün artıyor

2 dakika okuma süresi

Türkiye’de kültür (kreatif) sektör ciddi gelişmeler içinde. Avrupa Birliği başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde ölçülen kültür ekonomisi çalışmalarına Türkiye’de ilk kez TAVAK Vakfı başlamış ve 2017 yılında çıkan Türkiye’de Kültür Ekonomisi kitabıyla bir ilke imza atmıştı.

Buna göre Türkiye’de yayıncılık, film endüstrisi, görsel ve işitsel yayıncılık, müzik endüstrisi, sahne sanatları, görsel ve plastik sanatlar, müzeler, galeriler, kültür malzemelerinin perakende ticareti, mimari, dizayn endüstrisi, modern yaratıcılık, spor ekonomisi ve gastronomi ekonomisi olarak yapılan araştırma kapsamında GSYH’da Kültür ekonomisinin boyutlarının %8’e yaklaştığı ortaya çıkmıştır. Buna göre Türkiye’de kültür ekonomisinin 47 milyar dolarlık bir sektör olmuştur.

Birçok ülkede kültür ekonomisi üzerine çalışmalar mevcut

2021 yılında bunun daha da arttığından hareket edebiliriz. Özellikle Almanya, KRV Eyaleti’nde çelik ve kömür madenlerinin kapatılmasından sonra büyümeyi kültür ekonomisine yatırımlar yaparak sürdürmüş bulunmaktadır. ABD’den Çin’e, Rusya’dan Afrika ülkelerine kadar artık kültür ekonomisi büyümenin araçlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır. Türkiye’mizde üç büyük kentte İstanbul, İzmir ve Ankara’da kültür ekonomisinin boyutları hala ölçülmemiş bulunmaktadır. Bu büyükşehirler için ciddi bir kayıptır. Aynı zamanda ilçeler bazında da kültür ekonomisinin ölçülmesinin kent ekonomisindeki yerini görmek açısından önemi vardır.

Türkiye’de bu konuda yerel-ulusal kamu kurumlarının çalışmaları yok veya yetersiz

Türkiye’de kültür ekonomisine baktığımız zaman müzecilik sektörü büyük bir gelişme göstermezken, film ve dizi endüstrisi başta olmak üzere mimari alanlarda da önemli gelişmeler yaşanmaktadır. Dizi-film sektörü artık ciddi yatırımların olduğu ve birçok kişinin istihdam edildiği bir endüstri haline geldi. Kültür ve Turizm Bakanlığı maalesef bu konuda ciddi bir atılım yapıp ortaya araştırma koyamamaktadır. Aynı şekilde TÜİK’te de bu verilerin yetersiz olduğu ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle kamuoyuna sunduğu araştırmalarla önemli bir yer edinen TAVAK Vakfı, Türkiye’de ölçülmemiş sektörleri ölçen ilk kuruluş olarak önemli bir boşluğu doldurarak birçok çalışmaya imza atmıştır.    

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir