BRANDDAY

Tarafsız, yorum-haber ve analiz.

Erdoğan’ın SADAT fırsatçılığına devlet nasıl teşne oldu?

5 dakika okuma süresi

SADAT’a askeri danışmanlık veren ve Sudan’da 1 hafta Sudan Özel Kuvvetleri’ne SADAT’ın misyonu çerçevesinde çeviklik parkuru eğitimi veren Emekli Sat Komandosu Binbaşı Önder Akgün’le SADAT, askeri danışmanlık şirketleri ve hakkında çıkan iddialar üzerine konuştum.

Önder Akgün

Hakkınızdaki iddialarla başlayalım isterseniz?    

“Öncelikle ben özel askeri şirketin sözcüsü değilim. Kişisel birikimlerimle açıklama yaptığımı belirterek başlamak istiyorum. Caner Taşpınar ile Ersin Eroğlu’nun kaleme aldığı “Gölge Ordu, SADAT’ın Sır Perdesi Aralanıyor” kitabında yayımlanan fotoğraflarım kendi Instagram hesabımdan alınmıştır. Resimler İstanbul Ömerli’de Airsoft oyun alanında dizi çekimi sırasında çekildi. Bu görüntüleri görüntüleri “SADAT’ın Kenya ve Kamerun kamplarında gayrinizami harp eğitimi veriyor” diye asılsız bir şekilde kullandılar. Bu resimleri bu şekilde kullandıkları için yasal haklarımı kullanarak dava açtım. Ben Sudan’da 1 hafta Sudan Özel Kuvvetlerine çeviklik parkuru eğitimi verdim. Zaten yüksek lisansımı ve eğitimimi bu alanda devam ettirdim.”

Peki neden sizi hedef alarak bu algı sürecini oluşturdular?

“Burada hedefin ben olduğunu düşünmüyorum. Gölge Ordu kitabında SADAT sözde gayrinizami oluşumun parçası. SADAT burada hedef alınmıştır. Bu fotoğraflarım çeşitli muhalif kanallarda “gayrinizami harp kamplarında eğitim verdi” şeklinde asılsız bir şekilde paylaşıldı. Konuyla ilgili daha önce Sözcü’den Aytunç Erkin’le konuştum. Orada da daha önce Atatürkçü bir çizgide başka bir askeri danışmanlık şirketine eğitim verdiğimi, asker olduğum için gelen teklifleri kabul ettiğimi söylemiştim.”

SADAT’ta ne tür faaliyetlerde yer aldınız?

“Güvenlik firmasında poligon atış eğitmenliği yapıyordum. İstanbul’a geldiğimde o firmada çalışıyordum. Fakat o firmayla yolları ayırdığımda bana SADAT’tan “özel kuvvetler eğitim kitabı” yazmam yönünde teklif geldi. Ben de haftada iki gün danışmanlık verdim. Onların kendi görüşleri beni hiç ilgilendirmiyor. Ben profesyonel bir asker olarak yaklaştım. Önce çeviklik parkuru eğitimi verdim, sonrada 2019 sonunda kitabı yazdım. Sudan’da da 1 hafta eğitim verdim. Eğitim alanlar Sudan Özel Kuvvetlerinin mensuplarıydı. Eğitimlerini aldılar ve ayrıldım.”

Özel askeri şirketlerden bahseder misiniz?

“Özel askeri şirketler adı üzerine kar üzerine kurulur. Ülkelerin stratejik hedefleri doğrultusunda yasal çerçevede hareket ederler. Bu şirketlerin çoğunda eski ordu mensupları oluşturur. Farklı sermayelerin kurdurduğu şirketlerdir bunlar. ABD’de istihdam edilen paralı asker sayısının 120 bin olduğu araştırmalara yansıyor. Birçok uluslararası çatışma alanlarına devlet dışı aktörler olarak kullanılırlar. Türkiye’nin de böyle şirketlere ihtiyacı var.”  

SADAT hakkında bilgi verir misiniz?

“Benim gözlemlerime göre SADAT devletin yasalarının belirlediği ölçüde askeri danışmanlık hizmeti veren bir kurum. SADAT faaliyetlerini 5201, 5188 ve 5202 sayılı kanunların hükümlerine göre yürütüyor. Ben SADAT’ın hakkında çıkan iddialarla ilgilenmedim. 2019 yılında 1 hafta Sudan’da Sudan Özel Kuvvetlerine çeviklik parkuru eğitimi verdim.”

Amerikan raporlarında SADAT’ın cihatçılara lojistik destek ve eğitim verdiği geçiyor, neler söyleyeceksiniz?

“Türkiye savunma sanayinde stratejik hedefleri olan ve özellikle İHA-SİHA üretimiyle, Deniz Kuvvetlerinin gücüyle bölgede etkisini artıran bir ülkedir. Türkiye’nin Afrika ve Ortadoğu’daki faaliyetleri ve işbirliği içinde olduğu askeri danışmanlık şirketleri bu bölgede ABD’nin ayağına bastı. Bu nedenle ABD tarafından karalanmaları çok normal. ABD aynısını Suriye’de YPG’yi destekleyerek yapmıyor mu? Bu tarz şirketler Türkiye’nin ordusunun lojistik ihtiyaçlarını karşılıyor.”

15 Temmuz sonrası kurulan rejimde TSK’nın yapısında değişiklikler yaşanmıştı

Türkiye, uzun yıllardır devlet içinde farklı güç unsurlarının iktidarı ele geçirme veya parçası olma hırsının yarattığı tahribat nedeniyle özellikle 15 Temmuz’dan sonra kurumsal olarak ciddi bir yıpranma süreci yaşadı.

Türk siyasetinde uzun yıllar bir vesayet unsuru olarak devlet içinde konumlanan Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Tayyip Erdoğan’ın iktidarı sürecinde önce Fetullahçı örgüt tarafından yıpratılmış, 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrası kurulan milli güvenlik perspektifli otoriter rejim içerisinde Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından iç ve dış politikada giderek daha fazla araçsallaştırılmıştı.

Kemal Kılıçdaroğlu tarafından paylaşılan MGK toplantısında SADAT’ın kurucusu Adnan Tanrıverdi’de yer alıyor.

Bir askeri danışmanlık şirketi olarak kurulan SADAT ile iktidarın 15 Temmuz sonrası dönemde bir partner olarak işbirliği gerçekleştirdiği anlaşılıyor. SADAT 28 Şubat 2012 tarihinde emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi ve 23 emekli subay ve astsubay tarafından kuruldu. Şirketin kuruluş içeriğinde, uluslararası alanda askeri ve iç eğitim, savunma danışmanlığı ve mühimmat alımı gibi tanımlar yer alıyor.

İç siyasette SADAT tartışmaları

Erdoğan’ın güvendiği bir isim olan Tanrıverdi, Ağustos 2016’da Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığına atanmıştı. Tanrıverdi, özellikle savunma alanında, Erdoğan’ın en önemli danışmanlarından biri oldu.

Tanrıverdi’nin Aralık 2019’da İstanbul’da düzenlenen bir kongrede yaptığı konuşma büyük tepkilere neden olmuştu.

Tanrıverdi’nin, “Mehdi’nin gelişine hazırlanmamız gerekiyor” şeklindeki açıklamasına gelen yoğun tepkiler, Ocak 2020’de hem başdanışmanlık hem de Güvenlik ve Dış Politika Kurul Üyeliği görevlerinden alınmasına sebep oldu etti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “suikastçı, provokatör, terörist yetiştiren paramiliter bir kurum” diyerek, 13 Mayıs günü SADAT’ın önüne sürpriz bir ziyaret gerçekleştirdi ve seçim güvenliğine işaret etmişti. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise Kılıçdaroğlu’nun ziyaretinden bu yana gündemden düşmeyen SADAT için “Hiçbir alakam yok” demişti. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir